Bizi takip edin:
Eyüp Sultan Gezilecek Yerler

Eyüp Sultan Gezilecek Yerler

Eyüpsultan

Eyüp (resmî adıyla Eyüpsultan), hem tarihi mirası hem de kutsal atmosferiyle şehrin gözde durakları arasında yer alır. Eyüp gezilecek yerler dendiğinde akla ilk olarak Osmanlı döneminin izlerini taşıyan görkemli camiler, türbeler ve tarihe tanıklık etmiş sokaklar gelir. Bölgenin manevi dokusu, Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethinden sonra daha da güçlenmiş ve bu tarihî miras, günümüze kadar özenle korunmuştur.

Eyüp, misafirlerine yalnızca bir semt gezisi değil, aynı zamanda bir zaman yolculuğu vadeder. Özellikle Eyüp Sultan Camii ve çevresindeki çarşılar, ruhani atmosferin yanı sıra geleneksel el sanatları ve yöresel lezzetlerle dolu bir keşif imkânı sunar. Caminin hemen yanı başında bulunan Hz. Muhammed’in sancaktarı Ebu Eyyûb el-Ensârî’nin türbesi, ziyaretçilerin ilgi odağı olup, Osmanlı padişahlarının kılıç kuşanma törenlerine ev sahipliği yapmasıyla da ünlüdür.

Eyüp’ün bir diğer vazgeçilmez noktası ise Pierre Loti Tepesi’dir. Haliç manzarasını en güzel açıdan seyretmek isteyenlerin adresi olan bu tepe, adını Fransız yazar Pierre Loti’den almıştır. Teleferikle veya keyifli bir yürüyüşle ulaşabileceğiniz tepede, İstanbul Boğazı’nın ve tarihi yarımadanın muhteşem panoramik görünümünü izleyebilir, geleneksel Türk kahvesi eşliğinde unutulmaz anlar yaşayabilirsiniz. Gün batımında turuncu ve kızıl tonlara bürünen Haliç manzarası, fotoğraf tutkunları için eşsiz kareler sunar. Tarihin ve kültürün iç içe geçtiği Eyüp’te, Zal Mahmut Paşa Külliyesi, Feshane gibi mimari yapılar da mutlaka görülmeli. Mimar Sinan’ın imzasını taşıyan Zal Mahmut Paşa Camii, zarif tasarımıyla göz doldurur. Feshane ise Osmanlı döneminde fes üretimi yapılan bir fabrika iken, günümüzde farklı etkinlikler ve sergilere ev sahipliği yapar. Tarihî mezarlıklarda dolaşırken Osmanlı döneminden kalma sanat eser niteliğindeki mezar taşlarını inceleyebilir, bölgenin kültürel zenginliğine daha yakından tanık olabilirsiniz.

Şehir içinde konfor, güven ve hız arıyorsanız Cab İstanbul’un havalimanı transferi ve şoförlü araç kiralama hizmetleriyle Eyüp’ü keyifle keşfedin; yolculuğunuzu ayrıcalıklı bir deneyime dönüştürünn. 

Eyüp Sultan Cami

Eyüp Gezilecek Yerler

İstanbul’un Eyüp (Eyüpsultan) ilçesi, tarihi ve manevi atmosferiyle ünlü bir bölge. Gezilecek yerler arasında hem dini hem de kültürel açıdan önemli noktalar bulunuyor.

Eyüp Cami

Eyüpsultan Camii (veya yaygın adıyla Eyüp Camii), İstanbul’un en önemli tarihi ve dini yapılarından biridir. Hemmanevi değeri hem de mimari özellikleriyle dikkat çeker.

Tarihi:  Caminin temeli, İstanbul’un fethinden sonra 1458 yılında Fatih Sultan Mehmet tarafından yaptırılmıştır. Ebu Eyyub el-Ensari’nin (Halid bin Zeyd) türbesinin bulunduğu yere inşa edilmiştir. Ebu Eyyub, Hz. Muhammed’in sahabelerinden biri ve İslam tarihindeki önemli bir figürdür. İstanbul’un ilk kuşatmasında (7. yüzyıl) burada şehit düştüğü rivayet edilir.

İlk yapı sade bir cami ve türbe kompleksiyken, zamanla genişletilmiştir.

Eyüpsultan Camii, Osmanlı’da Kâbe, Mescid-i Nebevi ve Mescid-i Aksa ile birlikte kutsal kabul edilen dört mekândan biriydi. Yeni padişahlar tahta çıktığında “kılıç kuşanma” törenlerini burada gerçekleştirirdi, bu da camiye siyasi ve dini bir prestij katmıştır.

Yeniden İnşa (Barok Mimari): İlk yapı, 18. yüzyılda depremlerle zarar görünce, III. Ahmed döneminde (1800 yılında) tamamen yıkılarak yeniden inşa edilmiştir. Bu yeni cami, Osmanlı barok mimarisinin özelliklerini taşır. Mimari çalışmayı Hassa Başmimarı Hüseyin Çavuş üstlenmiştir.

Barok tarzı, zarif kubbeler, ince minareler ve süslü detaylarla kendini gösterir. Türbe kısmı ise çini işlemeleriyle dikkat çeker.

Sultan Eyüp Efsaneleri

Ebu Eyyub’un Mezarı: Caminin kuruluş efsanesi, Ebu Eyyub el-Ensari’nin mezarının bulunmasıyla başlar. Rivayete göre, İstanbul’un fethi sırasında Fatih Sultan Mehmet’in hocası Akşemseddin, rüyasında Ebu Eyyub’un mezar yerini görmüş ve bu bölgeyi işaret etmiştir. Ertesi gün kazılar yapıldığında, gerçekten bir mezar bulunmuş ve burası Ebu Eyyub’a atfedilmiştir. Bu olay, caminin manevi değerini artıran en büyük efsanedir.

Kutsal Su: Türbenin yakınında bulunan bir su kaynağı, halk arasında “kutsal” kabul edilir. Bu suyun şifalı olduğuna inanılır ve geçmişte buradan su içenlerin dileklerinin kabul olduğu söylenirdi. Hâlâ ziyaretçiler bu geleneği sürdürebiliyor.

Altın Sütun: Caminin avlusunda bulunan bir sütunun altınla kaplı olduğuna dair bir inanış vardır. Efsaneye göre, bu sütuna dokunan veya dua eden kişilerin maddi sıkıntıları çözülürmüş. Ancak bu sadece halk arasında dolaşan bir rivayet, tarihi bir gerçek değil.

Gizemli Işıklar: Bazı gecelerde, türbe çevresinde gizemli ışıklar göründüğü iddia edilir. Bu ışıkların Ebu Eyyub’un ruhani varlığına işaret ettiği düşünülür. Özellikle geçmişte, bu tür hikayeler camiyi daha da gizemli bir hale getirmiştir.

Eyüp Merkez Eyüp Sultan Camii Eyüpsultan Istanbul

Eyüp Sultan Mezarlığı

Eyüp Sultan Mezarlığı, İstanbul’un Eyüpsultan (Eyüp) ilçesinde bulunan ve tarihi, manevi, kültürel açıdan büyükönem taşıyan bir mezarlıktır. Hem Osmanlı geçmişinden izler taşıması hem de konumuyla dikkat çeker.

Mezarlık, Eyüpsultan Camii’nin hemen kuzeyinde, Pierre Loti Tepesi’ne doğru uzanan yamaçlarda yer alır. Haliç’e yakınlığı ve eğimli arazisiyle dikkat çeker. Eyüp Caminin çevresinde olduğu için kolayca erişilebilir; toplu taşıma veya yürüyerek ulaşmak mümkün.

Tarihi Kökeni: Mezarlık, Osmanlı döneminde Eyüpsultan Camii ve Türbesi’nin inşa edilmesiyle (15. yüzyıl) önem kazanmaya başlamıştır. Ebu Eyyub el-Ensari’nin türbesinin burada olması, bölgeyi dini açıdan kutsal bir merkez haline getirmiş ve insanlar buraya defnedilmeyi tercih etmiştir. Osmanlı’nın erken dönemlerinden itibaren büyüyerek geniş bir alana yayılmıştır.

Tarihi Mezar Taşları: Mezarlık, Osmanlı mezar taşlarının en güzel örneklerini barındırır. Bu taşlar, o dönemin sanatını, hattatlığını ve sosyal statülerini yansıtır. Kadın mezarlarında çiçek motifleri, erkek mezarlarında ise meslek veya statüye göre şekillendirilmiş başlıklar (örneğin, fes, sarık) bulunur. Özellikle 16. ve 19. yüzyıl arasındaki taşlar, ince işçilikleriyle dikkat çeker.

Eyüp  Mezarlığında Kimler Yatıyor?

Mezarlıkta, Osmanlı’nın önemli devlet adamları, âlimler, şeyhler ve sanatçıları gibi isimler gömülüdür. Ancak çoğu mezar, sıradan halka aittir.

Bilinen bazı isimler arasında sadrazamlar, ulema sınıfı ve mutasavvıflar yer alır. Ancak kesin bir liste yoktur, çünkü mezarlık oldukça geniştir ve kayıtlar her zaman eksiksiz tutulmamıştır.

Mezarlıkla ilgili halk arasında bazı rivayetler dolaşır. Örneğin, gece vakti burada dua edenlerin dileklerinin kabul olduğuna inanılır. Ayrıca, bazı ziyaretçiler mezarlıkta “gizemli sesler” duyduklarını iddia eder, bu da manevi atmosferden kaynaklanan bir algı olabilir.

Eyüp Sultan Mezarlığı, sadece bir defin alanı değil, aynı zamanda Osmanlı’nın tarihini, sanatını ve inanç dünyasını yansıtan bir açık hava müzesi gibidir. Haliç’e tepeden bakan konumu, servi ağaçları arasından yükselen mezar taşları ve manevi havasıyla, İstanbul’un en etkileyici noktalarından biridir.

Pierre Loti Tepesi

Feshane

Feshane, Haliç kıyısında yer alan tarihi bir yapıdır. 1835 yılında II. Mahmud döneminde inşa edilmiştir. Adını, Osmanlı’da yaygın olarak kullanılan “fes” şapkalarının üretiminden alır. Resmi adı **“Feshane-i Âmire”**dir, yani “Devlet Fes Fabrikası” anlamına gelir.

Osmanlı ordusunun ve halkın fes ihtiyacını karşılamak amacıyla kurulan bu bina, dönemin sanayi devrimine ayak uydurma çabasının bir göstergesidir.

İlk yapıldığında ahşap bir bina olan Feshane, 1840’larda çıkan bir yangın sonrası taş ve tuğladan yeniden inşa edilmiştir. 1925’te, Cumhuriyetin kuruluşundan sonra fes kullanımının yasaklanmasıyla fabrikanın asıl işlevi sona ermiş ve bina farklı amaçlarla kullanılmaya başlanmıştır.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından restore edilerek modern bir etkinlik alanına dönüştürülmüştür. 1980’lerde ve 2000’lerde yapılan restorasyonlarla bina korunmuş ve günümüz koşullarına uygun hale getirilmiştir. Tarihi dokusu büyük ölçüde muhafaza edilse de, iç mekanları modern sergileme alanlarına uyarlanmıştır.

Geçmişte Ramazan etkinlikleri, el sanatları fuarları ve kültürel sergiler gibi organizasyonlara ev sahipliği yapmıştır. Bu etkinlikler, bölgeye hareketlilik katar ve turistlerin ilgisini çeker.

Zal Mahmut Paşa Külliyesi

Zal Mahmut Paşa Külliyesi, Kanuni Sultan Süleyman döneminde vezirlik yapmış Zal Mahmut Paşa ve eşi Şah Sultan (II. Selim’in kızı ve Kanuni’nin torunu) tarafından Osmanlı mimarisinin büyük ustası Mimar Sinan'a yaptırılmıştır. Çiftin 1574’te evlenmesinden sonra inşa sürecinin hızlandığı düşünülür.

İlk olarak 1569’da Şah Sultan’ın düzenlediği vakfiye ile medrese, türbe ve çeşme planlanmış; cami ise daha sonra eklenmiştir. İnşaatın büyük kısmı 1577-1580 yılları arasında tamamlanmıştır.

Külliye; cami, iki medrese, türbe ve bir çeşmeden oluşur. Eğimli bir arazide yer aldığı için yapılar farklı kotlara inşa edilmiştir.

Cami: Üst kotta yer alır, tek kubbeli ve sade ama zarif bir tasarıma sahiptir. Evliya Çelebi, camiyi “vezir camileri içinde en nurlusu” olarak tanımlar ve mermer minberini över.

Medreseler: Biri camiyle aynı avluda (14 odalı), diğeri türbenin çevresinde alt kotta bulunur. Üst medresede revak yerine şadırvan avlunun merkezine yerleştirilmiştir.

Türbe: Sekizgen planlı, çifte kubbeli bir yapıdır. Zal Mahmut Paşa ve Şah Sultan’ın sandukaları buradadır. Rivayete göre çift aynı gün (1577’de) vefat etmiştir.

Çeşme: Feshane Caddesi üzerindeki giriş kapısının sağında, kesme taştan yapılmıştır. Kitabesinde Şah Sultan’ın adı geçer ve 1590 tarihi yer alır.

Neden Ziyaret Edilmeli?

Zal Mahmut Paşa Külliyesi, Mimar Sinan’ın alışılmadık bir eserini görmek, Osmanlı tarihine dokunmak ve Eyüpsultan’ın huzurlu atmosferini yaşamak isteyenler için ideal bir durak. Hem mimari zarafeti hem de tarihsel hikâyesiyle, İstanbul’un gizli hazinelerinden biridir.

Zal Mahmut Paşa’nın Kimliği: Zal Mahmut Paşa, devşirme kökenli bir devlet adamıdır. Slovenya (Ljubljana) veya Boşnak kökenli olduğu yönünde farklı görüşler vardır. Kanuni’nin oğlu Şehzade Mustafa’nın 1553’teki idamında rol aldığı rivayet edilir; bu olay, ona “Zal” (zalim) sıfatını kazandırdığına dair halk arasında eden bir inanıştır. Ancak bu iddia tarihçiler arasında tartışmalıdır.

Paşa, Anadolu ve Budin Beylerbeyi gibi önemli görevlerde bulunmuş, II. Selim döneminde Şah Sultan’la evlenerek hanedana dahil olmuştur.

Zal Mahmut Paşa’nın Şehzade Mustafa’nın idamındaki rolü hakkındaki rivayetler, halk arasında camiye yönelik mesafeli bir tutuma yol açmıştır. Bu durum, külliyenin tarihindeki ilginç bir ayrıntıdır.

Eyüp Sultan da Gezilecek Yerler

Eyüp Sultan

Ayvansaray Surları: 1261'de yeniden inşa edilen bu surlar, Bizans döneminden kalma ve şehidi olan sahabelerle tarihi önem taşır.
Surdibi Sahabeleri: Emevi dönemi kuşatmalarında şehit düşen sahabeler, Ayvansaray Surları önünde defnedilmiştir.
Abdülvedud Hz. Türbesi ve Mescidi: 15. yüzyılda yaşamış Buharalı bir alim olan Abdülvedud'un Eyüp'teki zaviyesi ve mescidi.
Pertevniyal Valide Sultan Çeşmesi: 1856 yılında inşa edilen bu barok çeşme, bölgenin mimari zenginliğini sergiler.
Defterdar Nazlı Mahmud Efendi Cami, Türbesi ve Hokkalı Minaresi: Bu külliyede, özellikle altın hokkalı minaresi dikkat çeker.
Molla Lütfi Türbesi: Osmanlı döneminde önemli bir alim olan Molla Lütfi'nin, fabrika yıkımı sırasında bulunan türbesi.
Balçık Tekkesi: Halveti tekkesi olan bu yapı, Tiryaki Hasan Paşa tarafından kurulmuş ve tarihi İstanbul'un fethine kadar uzanır.
Şah Sultan Sebil Küttabı ve Kuş Evi: 18. yüzyılda Şah Sultan tarafından yaptırılan bu yapı, alt katında şerbet dağıtılırken üst katında eğitim verilmiştir.

Pierre Loti Tepesi: Adını, 19. yüzyılda İstanbul'a gelip bu tepeye hayran kalan Fransız yazar ve deniz subayı Julien Viaud'dan (Pierre Loti takma adıyla bilinir) alan bu mekan, ziyaretçilere Haliç'in eşsiz panoramasını sunar. 

Mihrişah Valide Sultan Çeşmesi: Sultan 3. Selim'in annesi Mihrişah Valide Sultan adına yapılmış bu tarihi çeşme, Osmanlı mimarisinin güzel bir örneğini sergiler. Yarım daire biçimindeki sütunlu yapısı ve mermer işçiliği ile dikkat çeker. Çeşme, halka açık bir alanda yer alır ve geçmişte su ihtiyacını karşılayan önemli bir yapı olarak hizmet vermiştir.

Yakın Gezilecek Yerler

Vialand: Vialand, Eyüp'ün Yeşilpınar Mahallesi'nde yer alan Türkiye’nin ilk büyük tema parkıdır. 600 dönümlük alanda eğlence üniteleri, alışveriş merkezi ve gösteri alanları sunar. 2013’te açılan park, roller coaster’lar, su parkları ve botanik bahçelerle her yaştan ziyaretçiye hitap eder. Haliç’e yakın konumuyla kolay ulaşılır; toplu taşıma veya özel araçla gidilebilir. Giriş ücretli olup, mevsimsel kampanyalarla değişiklik gösterebilir. Ailece keyifli bir gün için ideal.

Göktürk Göleti: Göktürk Göleti, Eyüp’ün Göktürk Mahallesi’nde, 56 hektarlık bir tabiat parkıdır. 2011’de koruma altına alınan alan, meşe ve gürgen ormanlarıyla çevrilidir. Piknik, yürüyüş ve bisiklet için uygundur, ancak kamp yasaktır. Haliç’e 22 km mesafede, Hasdal-Kemerburgaz yolundan ulaşılır. Giriş ücreti araçla 50 TL, yaya 15 TL’dir. Hafta sonları kalabalık olabilir, doğayla iç içe huzurlu bir kaçış sunar.

Aziz Paşa Mesire Alanı: Aziz Paşa Mesire Alanı, Eyüp’ün Kemerburgaz semtinde, zengin bitki örtüsüyle öne çıkan bir piknik yeridir. Bol oksijenli ortamı, yürüyüş yolları ve geniş alanıyla doğaseverleri çeker. Mangal malzemeleri kafeteryadan temin edilebilir. Toplu taşımayla (48L otobüs) veya araçla ulaşım kolaydır. Giriş ücreti kişi ve araç sayısına göre değişir. Hafta içi daha sakin, ailecek keyifli vakit geçirmek için uygundur.

Miniatürk: Miniatürk, Eyüp’e komşu Sütlüce’de, Haliç kıyısında yer alan bir açık hava müzesidir. Türkiye’nin önemli yapılarının 1/25 ölçekli maketlerini sergiler. 2003’te açılan park, Topkapı Sarayı’ndan Anıtkabir’e 130’dan fazla eseri barındırır. Aileler ve turistler için eğitici bir gezi sunar. Giriş ücretlidir, toplu taşıma veya araçla ulaşım rahattır. Yakınındaki kafelerle dinlenme imkânı da sağlar.

Eyüp Sultan Türbesi


Share:

Comments (0)

Leave A Comment