
Gülhane Parkı
İstanbul Gülhane Parkı
Gülhane Parkı, İstanbul'un Tarihi Yarımada'sında, Fatih ilçesinde yer alan en eski ve gözde yeşil alanlardan biridir. Osmanlı döneminde Topkapı Sarayı'nın dış bahçesi olarak kullanılmış, daha sonra halkın ziyaretine açılarak şehrin en önemli parklarından biri haline gelmiştir. Gülhane Parkı, büyük çınar ağaçları, rengarenk çiçek bahçeleri ve huzur dolu atmosferiyle yerli ve yabancı ziyaretçilerin ilgisini çekmektedir.
Osmanlı döneminde gül bahçesi olarak kullanılan bu alan, bugün günümüzde İstanbul Arkeoloji Müzesi, İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi, Ahmet Hamdi Tanpınar Edebiyat Müzesi, Çinili Köşk Müzesi gibi birçok kültürel ve tarihi yapıya ev sahipliği yapmaktadır. 19. yüzyılda halka açılan park, 1912 yılında modern bir peyzaj düzeni ile şehir parkı olarak düzenlenmiştir. Bugün Gülhane Parkı, yürüyş yolları, açık hava dinlenme alanları ve Marmara Denizi'ne bakan muhteşem manzarasıyla şehir hayatından uzaklaşmak isteyenler için vazgeçilmez bir nokta olmuştur.
Her mevsimde farklı bir güzellik sunan Gülhane Parkında, Nazım Hikmet'in ünlü şiirine de konu olan ceviz ağacı gibi anıtsal ağaçlarla çevrili yolları keşfedebilirsiniz.''Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı’nda, Budak budak, serham serham ihtiyar bir ceviz”
İstanbul'un tarihi ve doğal dokusunu keşfederken, yolculuğunuzu daha konforlu hale getirmek için Cab İstanbul'un şöförlü araç kiralama ve havalimanı transfer hizmetlerinden faydalanabilirsiniz. Gülhane Parkı'nın büyüleyici atmosferine ulaşırken, size özel lüks taşıma hizmetlerimizle yolculuğunuzu unutulmaz kılın!
İstanbul Gülhane Parkı
Topkapı Saray Bahçesi Gülhane
Gülhane Parkı'nın bulunduğu alan, Topkapı Sarayı'nın gül bahçesi olarak kullanılırdı bir zaman ve adını da buradan alır; "Gül-hane" ismi Farsçadan gelir fakat Türkçeye de oturmuştur. Osmanlı sultanları ve saray halkı için özel bir dinlenme ve eğlence alanı olan bu bahçe, sadece sarayın seçkin sakinlerine açık bir yerdi.
İstanbul Gezilecek Müzeler
İstanbul Gezilecek Müzeler Gülhane parkının çevresinde bulunan İstanbul Arkeoloji Müzesi, İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi, Ahmet Hamdi Tanpınar Edebiyat Müzesi, Çinili Köşk Müzesi ve Fuat Sezgin Müzesi, şehrin en değerli kültürel hazineleri arasında yer almaktadır. Bu müzeler, İstanbul'un zengin tarihine ışık tutarken, ziyaretçilerine Osmanlı ve İslam medeniyetine dair eşsiz bilgiler sunar. İstanbul Arkeoloji Müzesi, antik çağlardan Osmanlı'ya kadar uzanan geniş koleksiyonuyla dikkat çekerken, İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi, İslam dünyasının bilim alanındaki katkılarını sergileyen önemli bir yapıdır.
İstanbul İslam Bilim ve Teknoloji Müzesi
Müze, iki katlı bir yapıya sahiptir ve yaklaşık 3.500 metrekarelik bir alanda hizmet verir. Sergiler, İslam dünyasından bilim insanlarının eserlerini ve buluşlarını tanıtmak için özenle tasarlanmıştır. Gülhane Parkı’nın içinde, Topkapı Sarayı’na komşu bir alanda, eski saray ahırlarının restore edilmiş binasında bulunur.
İslam medeniyetinin 9. ve 16. yüzyıllar arasında bilim, teknoloji, astronomi, tıp ve mühendislik alanlarındaki katkılarını sergilemek ve bu mirası gelecek nesillere aktarmaktır.
Astronomi: El-Cezeri, Takiyüddin ve Ali Kuşçu gibi bilim insanlarının geliştirdiği gök cisimlerini gözlemleme araçları (usturlab, rubu tahtası, güneş saati vb.) sergilenir.
Tıp: İbn-i Sina ve Zehravi gibi hekimlerin cerrahi aletleri ve tıp alanındaki yenilikleri tanıtılır. Özellikle ortaçağda kullanılan cerrahi teknikler dikkat çeker.
Matematik ve Geometri: Harezmi’nin cebir çalışmaları ve Öklid’in geometriye katkılarının İslam dünyasındaki yankıları gösterilir.
Fizik ve Optik: İbnü’l Heysem’in optik alanındaki deneyleri ve ışığın kırılmasıyla ilgili çalışmaları öne çıkar.
Mühendislik: El-Cezeri’nin mekanik aletleri (su pompaları, otomatik makineler) ve mimari alanda kullanılan araçlar sergilenir.
Coğrafya ve Denizcilik: Piri Reis’in haritaları ve denizcilikle ilgili aletler bu bölümde yer alır.
Kimya: Cabir bin Hayyan gibi kimyagerlerin damıtma teknikleri ve kimyasal buluşları tanıtılır.
Ayrıca, müzedeki sergiler, İslam bilim insanlarının eserlerinin Batı bilim dünyasına olan etkisini de vurgular. Örneğin, Rönesans döneminde Avrupa’da kullanılan birçok bilimsel aletin kökeninin İslam medeniyetine dayandığına dair bilgiler sunulur.
Ziyaret Saatleri: Haftanın her günü (Pazartesi hariç) 09:00-17:00 saatleri arasında açıktır. Kış ve yaz dönemine göre saatler değişebilir.
Ulaşım: Sultanahmet’e yakınlığı sayesinde T1 tramvay hattıyla Gülhane durağında inerek kolayca ulaşılabilir.
İstanbul Arkeoloji Müzesi
Istanbul Arkeoloji Müzeleri
İstanbul Arkeoloji Müzesi, Türkiye’nin en önemli müzelerinden biri olup, zengin koleksiyonu ve tarihi değeriyle dikkat çeker. Müze, 13 Haziran 1891 tarihinde resmi olarak ziyarete açılmıştır. Ancak koleksiyonun toplanması, Osmanlı döneminde 19. yüzyılın ortalarından itibaren başlamıştır.
İstanbul Gülhane Parkı’nın hemen yanında ve Topkapı Sarayı’nın dış bahçesine yakın bir alanda yer alır. Antik çağlardan Osmanlı dönemine kadar uzanan geniş bir zaman diliminde Anadolu ve çevresindeki medeniyetlerin eserlerini korumak ve sergilemektir.
Arkeoloji Müzesi
Arkeoloji Müzesi (Ana bina), aşağıdaki önemli eserlere ev sahipliği yapar ve bu eserler, insanlık tarihinin farklı dönemlerini yansıtır.
İskender Lahdi: Büyük İskender’in Sidon’daki bir kral için yaptırdığı kabul edilen bu lahit, müzenin en ünlü eserlerinden biridir. MÖ 4. yüzyıla tarihlenir ve detaylı kabartmalarıyla dikkat çeker.
Sidamara Lahdi: Roma döneminden kalma, etkileyici bir lahit.
Ağlayan Kadınlar Lahdi: Lübnan’dan getirilen bu eser, duygusal kabartmalarıyla bilinir.
Troya Hazineleri: Heinrich Schliemann tarafından Troya’da bulunan ve bir kısmı İstanbul’a getirilen eserler (not: bazı parçalar yurt dışındadır).
Antik Heykeller: Yunan, Roma ve Bizans dönemlerinden kalma çok sayıda heykel ve büst.
Eski Şark Eserleri Müzesi
Anadolu ve Mezopotamya'nın Yunan öncesi, Mısır ve Arap Yarımadası'nın İslam öncesi çağlarına ait birçok eseri içinde barındıran bu müzede, yaklaşık 74 bin çivi yazısıyla yazılmış tablet bulunmaktadır.
Hammurabi Kanunlarının Tableti: Mezopotamya’daki Babil döneminden kalma, kanunların yazıldığı bir kopya.
Kadeş Antlaşması: MÖ 13. yüzyılda Hititler ile Mısırlılar arasında imzalanan tarihin ilk yazılı barış antlaşmasının kil tabletleri.
İştar Kapısı’ndan Parçalar: Babil’in ünlü kapısından alınmış kabartmalar.
Anadolu’dan Hitit ve Urartu Eserleri: Bronz tabletler, heykeller ve günlük kullanım eşyaları.
Çinili Köşk Müzesi
Çinili Köşk Müzesi çiniciliğin tüm inceliklerini görebileceğiniz gibi arkeolojik kazılardan çıkarılmış yaklaşık 2 bin eseri de görme fırsatınız bulunmaktadır.
Osmanlı Çini ve Seramikleri: 15. ve 16. yüzyıl İznik çinileri başta olmak üzere, Osmanlı sanatının en güzel örnekleri burada sergilenir.
Mimari Zarafet: 1472’de Fatih Sultan Mehmet tarafından yaptırılan bu köşk, Selçuklu ve Osmanlı mimarisinin bir karışımıdır.
Ahmet Hamdi Tanpınar Edebiyat Müzesi
Ahmet Hamdi Tanpınar Edebiyat Müze Kütüphanesi, hem bir müze hem de bir kütüphane olarak işlev görür. Klasik bir müze anlayışından ziyade, edebiyatı yaşamak ve araştırmak isteyenler için bir buluşma noktasıdır. Binanın tarihi dokusu korunarak modern bir kütüphane ve sergi alanına dönüştürülmüştür. Türk edebiyatından önemli yazarların el yazmaları, mektupları, fotoğrafları ve kişisel eşyaları gibi belgeler sergilenir. Yaklaşık 10.000’den fazla kitap ve dergi barındırır. Edebiyatla ilgili araştırma yapmak isteyenler için zengin bir kaynak sunar.
Müzede, Ahmet Hamdi Tanpınar’a özel bir vurgu yapılsa da, Türk edebiyatının geneline dair eserler ve belgeler bulunur.
Tanpınar’ın el yazısı notları, mektupları, daktilosu ve bazı kişisel eşyaları sergilenir. Özellikle “Huzur” ve “Saatleri Ayar Edenler” gibi eserlerinin yazım sürecine dair izler dikkat çeker. Yahya Kemal Beyatlı, Necip Fazıl Kısakürek, Orhan Pamuk, Nazım Hikmet gibi Türk edebiyatının farklı dönemlerinden yazarların eserleri ve belgeleri yer alır. Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan dönemde yazılmış dergiler, gazeteler ve nadir kitaplar koleksiyonda bulunur.
Sergiler genellikle tematik olarak düzenlenir ve zaman zaman geçici sergilerle yenilenir. Müze, edebiyatın yanı sıra sanat ve kültür tarihine dair etkinliklere de ev sahipliği yapar.
Fuat Sezgin Müzesi

Gülhane Parkı Sarnıcı
Gülhane Parkı Sarnıcı, İstanbul’un Tarihi Yarımada’sında, İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nin kuzeyinde, Gülhane Parkı’ndaki V. Mehmed tuğralı tarihi çeşmenin hemen yanında yer alır. Sarnıcın kesin yapım tarihi bilinmemekle birlikte, genellikle 5. ve 7. yüzyıllar arasına, yani Erken Bizans dönemine tarihlendirilir. Bizans döneminde, sarnıç büyük olasılıkla Topkapı Sarayı’nın bulunduğu bölgedeki yapılar veya sarayın su ihtiyacını karşılamak için inşa edilmiştir. Bazı kaynaklar, sarnıcın bir manastır ya da hamamın altyapısı olabileceğini de öne sürer.
Sarnıç, dikdörtgen bir plana sahiptir ve yaklaşık 18 metre uzunlukta, 13 metre genişlikte ve 7 metre yüksekliktedir. Bu ölçüleriyle orta büyüklükte bir sarnıç olarak kabul edilir. İçerisinde 12 sütun bulunur ve bu sütunlar sarnıcın tipik Bizans mimarisini yansıtır. Üzerinde bulunan duvar kalıntıları, geçmişte sarnıcın üstünde başka bir yapının olabileceğini gösterir.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Miras ekipleri, sarnıcı yeniden canlandırmak için kapsamlı bir restorasyon çalışması yürütmüştür. Sarnıç, 1 Nisan 2023 tarihinde “Gülhane Sanat” adıyla kültür ve sanat merkezi olarak halka açılmıştır. Artık söyleşiler, dinletiler, heykel sergileri gibi etkinliklere ev sahipliği yapmaktadır. Örneğin, sanatçı Büşra Kölmük’ün “Polen” başlıklı heykel sergisi burada ziyaretçilerle buluşmuştur.
Ziyaret Saatleri: Pazartesi hariç her gün 10:00-19:00 saatleri arasında ziyarete açıktır.
Giriş Ücreti: Genellikle ücretsizdir, ancak özel sergiler veya etkinlikler için ücretlendirme olabilir.
Gülhane Parkı
Sarayburnu Parkı ve Atatürk Heykeli
Gülhane Parkı'nın bir parçası olan ve ayrı bir bölge olarak değerlendirilebilecek Sarayburnu Parkı'nda, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün bir heykeli bulunur. Bu heykel, Cumhuriyet döneminin ilk yıllarında dikilmiştir ve önemli bir anıt niteliğindedir.
Gülhane Hatt-ı Hümayunu Anıtı: Tanzimat Fermanı'nın ilan edildiği yer olan Gülhane Hatt-ı Hümayunu, Türk hukuk ve yönetim sistemindeki modernleşme hareketlerinin başlangıcını simgeler. Bu tarihi anıt, parkın önemli bir simgesidir.
Aşık Veysel Heykeli: Ünlü Türk halk ozanı Aşık Veysel'in heykeli, parkın Boğaza doğru inen yokuşunun sağında yer alır ve Türk kültürüne olan katkıları anısına dikilmiştir.
Gotlar Sütunu: Parkın içinde, Roma döneminden kalma tarihi bir yapı olan Gotlar Sütunu bulunur. Bu antik sütun, İstanbul'un zengin tarihine ışık tutar.
Çocuk Bahçesi: Küçük ziyaretçiler için park içinde ayrılmış bir alan olan çocuk bahçesi, çeşitli oyun alanları ve eğlenceli aktiviteler sunar.
Yürüyüş Yolları ve Bahçeler: Gülhane Parkı'nın pek çok noktasında bulunan yürüyüş yolları ve bahçeler, ziyaretçilere parkın doğal güzelliklerini keşfetme fırsatı sunar. İstanbul Gülhane Parkı mevsimlere göre değişen çiçekleri ve ağaçları, huzurlu bir doğa yürüyüşü için mükemmel bir ortam sağlar.
İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi
Ben Bir Ceviz Ağacıyım Gülhane Parkında
Gülhane Parkı ve Nazım Hikmet
Gülhane Parkı ve Nazım Hikmet ve Efsanevi Ceviz Ağacı Şiiri, Gülhane Parkı'nın büyülü atmosferi, tarih boyunca pek çok hikayeye ev sahipliği yapmıştır. Bu hikayelerden biri de, Türk edebiyatının dev ismi Nazım Hikmet'in yaşadığı anıya dayanır. Nazım Hikmet, sevgilisi Piraye ile Gülhane Parkı'nda, bir ceviz ağacının altında buluşmayı planlar. Ancak, arananlar listesinde olduğu için polislerden saklanmak zorunda kalır ve ağaca tırmanır. Piraye'nin gelip ağacın altında beklemeye başladığını gören ancak polisler yüzünden kendini belli edemeyen şair, bu zor durumda şiir yazmaya başlar. Bu olay, Nazım Hikmet'in "Ceviz Ağacı" şiirinin doğuş anıdır.
Ceviz Ağacı
Başım köpük köpük bulut içim dışım deniz
Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı"nda
Budak budak serham serham ihtiyar bir ceviz
Ne sen bunun farkındasın ne polis farkında
Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı"nda
Ne sen bunun farkındasın ne de polis farkında
Nazım Hikmet
Gülhane Parkı Gezi

Comments (0)
Leave A Comment