Tarihi İstanbul Sultanahmet'te Ne Yapılır ? Nereler Gezilir?

2022-07-05

Tarihi İstanbul Sultanahmet'te Ne Yapılır ? Nereler Gezilir?

İstanbul’un tarihi yarımadası Sultanahmet, hem yerel hem de yabancı turistlerin en çok gezip görmek istedikleri yer. Yüzlerce tarihi anıt, Osmanlı ve Bizans mimarisi, evrensel kültür ve sanat etkinlikleri, mistik dokusu ile tarihi çarşılarda alışveriş imkanı ve İmparatorluktan kalma sokakları ile İstanbul’a gelen turistlerin şüphesiz en çok merak edilen bölgesi. 

Sultanahmet Meydanı ( Roma döneminde burası hipodrom idi) aynı zamanda bilinen bir buluşma noktası. Bir zamanlar Osmanlı İmparatorluğu’nun yönetim ve yaşam merkezi olan meydan şu anda Arasta Bazaar, Sultanahmet Camii, Ayasofya Camii (Müze-kilise) Topkapı Sarayı, Yerebatan Sarnıcı, Hürrem Sultan Hamamı, Dikilitaş, , Yılanlı Sütun, Aya İrini Müzesi, Türk İslam Eserleri Müzesi, Soğukçeşme Sokağı, İstanbul Arkeoloji Müzesi, Cağaloğlu Hamamı, Kapalı Çarşı, Çemberlitaş, III. Ahmet Çeşmesi gibi eserler bulunmaktadır. Sultanahmet, aynı zamanda yedi tepe İstanbul’un birinci tepesi konumundadır.

Arasta Bazaar

Sultanahmet Camii'nin hemen arkasındaki Arasta Çarşısı (Pazarı) diğer adı ise Sipahiler (Osmanlıda ordu içindeki en kalabalık asker sınıfı)  Çarşısıdır. Dönemin sipahilerine ait ürünlerin burada satılmasından dolayı Sipahiler Çarşısı olarak da adlandırılmıştır. Yaklaşık 100 yıl önce çıkan yangın sonucunda birçok dükkan yanarak ciddi şekilde hasar görmüştür. 1930'lu yıllarda yapılan kazılarda çeşitli mozaikler bulunmuş ve bu alanın Bizans Dönemi'ne ait yapıların üzerine inşa edildiği anlaşılmıştır.

Kullanılmayan çarşı, çevredeki gecekondu sakinleri tarafından uzun yıllar işgal edilmiş, 1980'li yıllarda Vakıflar Genel Müdürlüğü öncülüğünde yürütülen çalışmalardan sonra çarşı restore edilerek kullanıma hazır hale getirilmiştir. Arasta bazaar da Kapalıçarşı ve Mısır çarşısı benzeri turistik ve hediyelik bolca ürün çeşitli

liği bulunmaktadır. 70'e yakın dükkânın bulunduğu çarşıda çoğunlukla, İznik çinileri, Anadolu'da dokunan eski halılar, imitasyon marka çantalar, Osmanlı tarzı giyim kuşam, deri ve kürk taklit saatler vb. eşyalar satılmaktadır

Arasta bazaarın ziyareçilerinin çoğu Sultanahmet ve Ayasofya'yı gezdikten sonra tarihi çarşıya uğrarlar. Buradayken, bir Türk kahvesi içmeden ayrılmayın. Modern yaşamdan uzaklaşıp eski tarihi bir an yaşayın. Arasta Çarşısı'nda ayrıca kazılar sırasında ortaya çıkarılan mozaikleri görebileceğiniz bir müze de bulunuyor. Arasta Çarşı Mozaik Müzesi'nde ya da diğer bir deyişle Büyük Saray Mozaikleri Müzesi'nde sergilenen mozaikleri de görmenizi öneririz.

Topkapı Saray

Topkapı Sarayı, İstanbul'da bulunan bir Osmanlı hanedan sarayıdır. Haliç ve Boğaz'a hakim bir noktada, eski Ortodoks kilisesi Ayasofya camii'nin hemen arkasında bulunan saray bir çok kez eklenti yapılarak bugünkü halini almıştır. Fatih Sultan Mehmet'in ikametgahı olarak zamanla inşa edilen ek yapılardan oluşmaktadır. 1459-1465 yılları arasında inşa edilen Topkapı, sadece konut olarak değil, asker ve memur yetiştiren Enderun Mektebi olarak da kullanılmıştır.

Birinci avluda Arkeoloji Müzesi, ikinci avluda Adalet Kulesi, üçüncü avluda okul bölümü ve çıkışta Arkeoloji Müzesi, hükümdar ve ailesi için sosyal aktivitelerin yapıldığı bölümler bulunuyor. Görülmesi gereken bölümlerden bazıları Divan-ı Hümayun, İftariye Gazebo, Bağdat Köşkü, III. Ahmet Kütüphanesi, Valide Sultan Odası, Çift Köşk, Hadımlar Taş Evi.

Hürrem Sultan Hamamı 

Hürrem Hamamı, Ayasofya Müzesi ile Sultanahmet Camii arasında Topkapı sarayının çaprazında yer alır. 1556 – 1557 yıllarında Hürrem Sultan tarafından yaptırılmıştır. 

1910 yılına kadar aktif olarak hizmet veren hamam sonra uzun bir dönem kapalı kaldı. Bir süre, benzin ve kağıt deposu olarak kullanılmış. Hürrem Sultan Hamamı 1958 yılında restore edilmiş ve 2008 yılına kadar Halı dükkân olarak hizmet vermiştir. Osmanlı dönemi klasik hamam tasarımında olan yapı, çifte hamam şeklinde olup 75 metre uzunluğa sahiptir.

Türk ve İslam Eserleri Müzesi

Türk ve İslam Eserleri Müzesi, Tarihi eserleri Türk ve İslam sentezi ile birleştiren kendine has bir müzedir. Osmanlı döneminde açılan son müze olan ve 16. yüzyıl Osmanlı mimarisinin en önemli yapılarından biri olan İbrahim Paşa Sarayı'nda, Sultanahmet Camii'nin karşısında yer almaktadır. Müzenin el yazması Kuran-ı Kerim, minyatür, halı, el yazması, ahşap, cam-metal-seramik ve etnografya bölümlerinde eski halılar gibi eşsiz Türk ve İslam eserleri bulunmaktadır.

Yılanlı Sütun

Yılanlı Sütun, bükülmüş sütun olarak da bilinir. İstanbul'un Sultanahmet semtinde, bugünkü At Meydanında bulunan Hipodromun simgesi iç içe geçmiş üç piton yılanının bulunduğu bronzdan yapılmış antik bir Yunan anıtıdır. Klasik İstanbul döneminden günümüze ulaşan en eski ve en büyük anıt olma özelliğini taşımaktadır.

MÖ 479'da otuz bir Yunan kentinin bir araya gelip Persleri yenmesinden sonra, ganimetlerin arasındaki bronzların eritilmesinden sonra Yılanlı Sütun anıtı yapılmıştır. O dönemde yapılmış olan anıt, Delphi olarak bilinen bölgede Apollon tapınağının karşı tarafına dikilmiştir. İç içe geçmiş üç yılan figürünün seçilmesinin nedeni, Apollon'un üç başlı bir yılanı öldürdüğü inancından kaynaklanmaktadır. Yapıldığı dönemde yılan başı üzerine altın ya da altın kaplama olduğu tahmin edilen kazanlar vardı ve bu kazanlarda hiç sönmeyen ateşler yakılırdı. Sütunun üzerinde Persleri mağlup eden otuz bir Yunan şehir devletinin isimleri yazılıdır. Günümüzde bu isimler Sultanahmet Camii yönüne bakan yüzeyde hala görülmektedir.

Aya İrini Kilisesi

Aya İrini, İstanbul'un hem ilk kilisesi ve ilk müzesidir. Aya İrini adı, "Kutsal Barış" anlamına gelen Aya İrini (Aziz İrini) adından gelir. 2500 yılla yakın  geçmişe sahip tapınak efsanevi tarihine ve mimari yapısına mevcut. Aya İrini kilisesi, Roma döneminden Ayasofya'dan sonraki en büyük tapınaktır. Ayrıca 588 Konseyi burada toplanmıştır.

Aya İrini Müzesi

Aya İrini bugün sanat etkinliklerine ev sahipliği yapıyor.

Bugünkü Aya İrini, Konstantin döneminde inşa edilen kilise değildir. Yapının aslı 532 Nika isyanında yakılmış ve yerine İmparator Justinianus tarafından yenisi yapılmıştır. Aynı yüzyılda bir kez daha yanmasına rağmen bu sefer yıkılmamış, onarılmaya yetmiştir. 7. yüzyılda meydana gelen ağır depremde epey hasar gören Aya İrini kilisesi restore edilmiş, tavanlar,  freskler, mozaiklerle yeniden süslenmiştir. 

Soğukçeşme Sokağı

Tarihi İstanbul evlerinin bulunduğu Soğukçeşme Caddesi, Sultanahmet Meydanı'ndan Topkapı Sarayı'na doğru gelir ve III. Ahmet Çeşmesi'nin soluna gittiğinizde karşınıza çıkıyor. Solda Halı ve Kilim Müzesi, sağda renkli tarihi evler...

İstanbul'un cennet köşelerinden biri olan ve adını 1800 tarihli bir Türk çeşmesinden alan 

Soğukçeşme Sokağı, İstanbul’un tarihinde önemli bir yere sahiptir. Eski Türk filmlerinin çoğu burda çekilmiştir. Halı&Kilim Müzesinin yanında bulunan sokak, rengarenk evleri, İstanbul'u anlatan kütüphanesi, ünlü Sarnıç Restoranı ve cumbalı evleriyle eski İstanbul'u biraz yaşamak isteyenlerin uğrak yeri.

Trafiğe kapalı olan bu cadde üzerinde Sur-i Sultaniyeye yaslanan yapıların yanı sıra Bizans döneminden kalma bir su sarnıcı, yakın zamanda keşfedilen 2 sarnıç, Naziki tekkesi Şeyhinin köşkü, cumbalı evler bulunuyor. Ayasofya'nın cami olarak kullanıldığı dönemden kalma bir Osmanlı yapısı ve cadde. III'ün adını almıştır. Selim döneminde yapılmış bir çeşme vardır.

III. Ahmet Çeşmesi

Osmanlı döneminde çeşmeler ilk olarak yapıların su ihtiyacını karşılamak amacıyla bir bütün olarak yapılmıştır. Daha sonra 18. yüzyılda Osmanlı'nın yüzünü çevirmesi, gördükleri yeni mimari stilleri kendi zevklerine uyarlamaları bu anıtsal anıtsal çeşmeyi ortaya çıkmıştır.

Topkapı Sarayı kadar etkileyici görüntüsü ile III. Ahmet Çeşmesi,  eski bir Bizans çeşmesinin yerine inşa edilmiştir. Çeşmenin mimarı tam olarak bilinmemekle birlikte birçok yazıda dönemin baş mimarı olarak Kayserili Mehmet Ağa'nın adı geçmektedir.

Sadrazam Nevşehirli Damat İbrahim Paşa'nın tavsiyesi ile III. Ahmet tarafından 17. yüzyılda yaptırılan çeşme, Osmanlı Mimarisinde Batılılaşmanın etkilerini gören ilk eser olması bakımından da önemlidir. III. Ahmet Çeşmesi, Sultan Ahmet Meydanı'nda mutlaka görülmesi gereken yapılardan biridir.

Türk sanat tarihinde kare çeşmeler arasında en göz kamaştırıcı örnek III. Ahmet Çeşmesi. Osmanlı çeşme mimarisinde bir şaheser olan yapı, İstanbul'a gelen yabancı seyyahların eserlerinde hayranlık uyandıran ifadelerle anlatılmaktadır.

Yorum Yaz