Güneydoğu Anadolu bölgesi, Anadolu'nun kapısını açan antik uygarlıkların ve keşfedilmeyi bekleyen eski yerleşim yerlerinin bulunduğu geniş bir diyettir. Mezopotamya'nın eşiği olan bu bölge, tarihi kentlerin gölgelerinden antik yerleşimlere, farklı dinlerin bir arada yaşadığı ibadet yerlerine kadar zengin bir medeniyet mozaiği sunmaktadır.
Göbeklitepe / Şanlıurfa
Dünyanın en eski ve en büyük ibadet merkezi olarak kabul edilen 12 bin yıllık Göbeklitepe, insanlık tarihinde benzersiz bir yer tutmaktadır. Mısır Piramitleri'nden 7.500, Stonehenge'den 7.000 yıl daha yaşlı olan Göbeklitepe, 1995 yılında başlayan kazılarla gün yüzüne çıkarılmaktadır. Şanlıurfa'nın 15 kilometre kuzeydoğusundaki Örencik köyü yakınlarında konumlanan bu arkeolojik hazine, 20 tapınak alanını içermekte olup, bugüne kadar 6 tanesi ortaya çıkarılmıştır. Deniz seviyesinden yaklaşık 750 metre yükseklikte bulunan Göbeklitepe, tarihi bir derinliği ve keşif potansiyeliyle ziyaretçilerini etkileyen bir destinasyondur.
Nemrut Dağı – Adıyaman
Adıyaman'ın Kahta ilçesinde gizlenmiş olan Nemrut Dağı, dev heykelleriyle 2 bin 150 metre yükseklikte, iki bin yıldır güneşin doğuşunu ve batışını izliyor. Dünyanın 8. Harikası olarak anılan Nemrut Tümülüsü, Anadolu'nun eşsiz köşelerinden birinde, Nemrut Dağı'nda, Kommagene krallığının hükümdarı I. Antiochos tarafından yaklaşık 2000 yıl önce inşa edilmiştir. Nemrut Dağı'nın zirvesinde yer alan ve 50 metre yüksekliğinde, 150 metre çapındaki kemikleri veya küllerini içinde barındıran tümülüs, ziyaretçilere antik bir anıtın görkemini sunmaktadır.
Zeugma Müzesi – Gaziantep
Dünyaca ünlü mozaiklere ev sahipliği yapan Zeugma Mozaik Müzesi, aynı zamanda dünyanın en büyük ikinci mozaik müzesidir. Geç Antik, Erken Süryani ve Roma dönemlerine ait başlıca eserler arasında Ares Mars Heykeli, Çingene Kızı Mozaiği, Poseidon Mozaiği ve Athena Heykeli Mozaiği yer alır. Gaziantep'in zengin tarihini yansıtan bu müze, Mezopotamya'nın medeniyetlerin beşiği olduğu bu topraklarda iz bırakan geçmişi ziyaretçilere sunmaktadır. Roma dönemine ait izler taşıyan Zeugma, tarihiyle büyüleyici bir buluşma noktasıdır.
Çingene Kızı Mozaiği
Çingene Kızı Mozaiği, 1999 yılında Belkıs Harabeleri'nde yapılan kurtarma çalışmaları sırasında ortaya çıkan eşsiz bir eserdir. Bir villanın 300 metrekarelik zemininde bulunan mozaiğin yanında yer alan Akratos ve satir figürleriyle birlikte, Gaziantep'in sembolü haline gelmiştir. Çingene Kızı'nın cinsiyeti hâlâ tartışma konusu olmasına rağmen, figürün Dünya Tanrıçası ve tanrıların annesi Gaia'ya ait olduğuna inanılmaktadır.
Dara Antik Kenti / Mardin
Mardin'in Nusaybin yolu üzerindeki Oğuz köyünde yer alan Dara Antik Kenti, yaklaşık 10 kilometrekarelik bir alana yayılmıştır. Mezopotamya'nın en ünlü şehirlerinden biri olan Mardin, 7.000 yıllık tarihiyle bölgenin önde gelen antik kentlerinden biridir. Dara Harabeleri, M.Ö. 530 ile M.Ö. 570 yıllarında Pers hükümdarı Darxis tarafından kurulmuş ve Pers ile Babil Krallıklarına ev sahipliği yapmıştır. Roma Dönemi'nde askeri garnizon olarak kullanılan Dara Harabeleri, tarihin derin izlerini günümüze taşımaktadır. Osmanlı hakimiyetine geçmiş olan bu antik kent, bugün ziyaretçilere tarihi bir yolculuk vaat ediyor.
Hasankeyf / Batman
Batman il sınırlarında, Dicle Nehri kıyısında yükselen Hasankeyf, en eski yerleşim yerlerinden biridir. Kayalıkların tüflü yapısını kullanarak oluşturulan mağaralardan oluşan bu şehir, Dicle Nehri'nden yaklaşık 100 metre yükseklikte, kültürlerarası bir kavşak noktasında konumlanmıştır. Hasankeyf, tarih boyunca önemli kara ve su yollarının kesişim noktasında olması nedeniyle bir kültür mozaiği haline gelmiştir. Doğu Akdeniz, Mezopotamya, Roma, Bizans, İran ve Asya kültürlerini bir araya getiren bu yer, arkeologlar tarafından keşfedilen yüzlerce eserle zenginleşmiştir.
Hasankeyf Kalesi, Romalılar tarafından İran sınırının kontrolü amacıyla inşa edilmiştir. 3. yüzyılda Roma İmparatoru Diocletian, Mezopotamya'nın tamamını ve Dicle Nehri'nin doğusundaki bölgeleri ele geçirerek Hasankeyf'i fethetmiştir. Şehrin kontrolü zaman içinde defalarca el değiştirmiş, 633 yılında Bizanslılardan, 451 yılında ise Bizanslılar tarafından yapılan kale ve savunma çalışmaları sonucunda Müslümanların egemenliğine geçmiştir. Ilısu Barajı projesi kapsamında Hasankeyf antik kentinin yerleşim yeri değişmiş olsa da, yeni konumundaki tarihi eserleri keşfetmek için ziyaretçilere kapılarını açmaktadır.
Doğu Anadolu Gezilecek Yerler
Doğu Anadolu bölgesi, özellikle kayak merkezleri ve kış turizmi ile ünlüdür. Bu bölge, zengin kış sporları olanakları sunan birçok önemli kayak merkezine ev sahipliği yapmaktadır. Erzurum Palandöken Kayak Merkezi, Kars Sarıkamış Kayak Merkezi, Bingöl Yolkaçtı Kayak Merkezi, Bitlis Kayak Merkezi, Elazığ Sivrice Hazarbaba Kayak Merkezi, Erzincan Bolkar Kayak Merkezi, Ağrı Bubi Dağı Kayak Merkezi gibi yerler, kış tutkunlarını cezbetmektedir.
Ahlat / Bitlis
Ahlat'taki meydanlık mezarlığı, Malazgirt Savaşı'nda şehit olanlar için özel olarak tasarlanmıştır. Bu benzersiz mezarlık, palmetlerden Nilüferlere, Rumi motiflerden Lalelere, geometrik haçlardan örgülere kadar çeşitli süslemelerle bezenmiş mezar taşlarına ev sahipliği yapmaktadır. Mezar taşlarının ölçüleri, defnedilen kişinin sosyal statüsüne göre değişmektedir, bu da mezarlığın zenginlik ve çeşitlilikle dolu bir tarih kitabı gibi olduğunu gösterir. Sanatçı ve hattatların imzalarını taşıyan bu mezar taşları, Ahlat'ın tarihini ve kültürel mirasını günümüze taşımaktadır.
Akdamar Adası / Van
Van Gölü'nün ikinci büyük adası olan Akdamar Adası, Gevaş ilçesinde konumlanmıştır. Gürpınar'dan kalkan vapurlarla ulaşılabilen bu eşsiz ada, muazzam manzarası ve tarihi kilisesiyle dikkat çeker. Yaklaşık 30 dakikalık bir vapur yolculuğu sonrasında adaya ulaşmak mümkündür. Giriş ücretli olup, müzekart sahipleri için ücretsizdir. Akdamar Kilisesi, aynı zamanda Ahtamar Kilisesi veya Surp Haç Kilisesi olarak da bilinir. Hükümdar I. Gagik'in emriyle 915-921 yıllarında inşa edilen kilise, Orta Çağ'ın önemli yapılarından biridir. Kırmızı andezit taşı kullanılarak yapılan kilisenin mimarisi, dış süslemeleri ve kabartmaları büyük ilgi çeker.
Ağrı Dağı (Ararat)
Türkiye'nin en yüksek dağı olan Ağrı Dağı, görkemli zirvesiyle dikkat çeker. Karla kaplı ve dört mevsim erimeyen takke buzullarla örtülü olan volkanik bir dağ olan Ağrı Dağı, Türkiye'nin doğu ucunda, İran'ın batısında ve Ermenistan'ın güneyinde bulunur. Dağın %65'i Iğdır ilinde, geriye kalan %35'i ise Ağrı il sınırları içindedir. Bu etkileyici doğa harikası, bölgenin sembolü olup, Ağrı Dağı'nın zirvesi, kar beyazlığıyla her daim büyüleyici bir manzara sunar.